Raziye BİÇER

( KATRE-İ MATEM )

Küçüktüm önceden...
Kaybettikçe büyüdüm...

''Kitap mı önemli, insan mı?'' sorusuna değişmeyen ve değişmesini de istemediğim tek cevap: ''Kitap!''
Background Illustrations provided by: http://edison.rutgers.edu/
Okuma listem… :)

Kitap kardeşim oldu biri, gitti bana kitap aldı…Mutlu olmamı istedi birileri, kitap önerilerinde bulundu…Kitap siparişlerine ortak etti biri beni…Kitapçıların yanından geçtik biriyle…Birisi sinirlerimi çok bozdu, Birisi canımı yaktı en çok, yalnız bıraktı, bilmedi…Bilse dahi, bir şey fark etmedi, ettirmedi…Hiçbir şey yapmadım;Sadece gittim kitap aldım!Böyleydim ben… :)

Okuma listem… :)

Kitap kardeşim oldu biri, gitti bana kitap aldı…
Mutlu olmamı istedi birileri, kitap önerilerinde bulundu…
Kitap siparişlerine ortak etti biri beni…
Kitapçıların yanından geçtik biriyle…
Birisi sinirlerimi çok bozdu, 
Birisi canımı yaktı en çok, yalnız bıraktı, bilmedi…
Bilse dahi, bir şey fark etmedi, ettirmedi…
Hiçbir şey yapmadım;
Sadece gittim kitap aldım!
Böyleydim ben… :)

14.03.2014 / Bir güne sığar bazen bir dünya…

       Bir yanlışın içindeyim uzun zamandır! Ne kalabildim korkusuz ne gidebildim cesurca… Doğruyu da gördüm yanlışı da gördüm, lakin durdum hep savunmasızca… Çok endişe, çok korku, çok ümit, çok hayal… Şarkılar biriktirdim en çok! Hani ‘’Gidersen eğer, bütün şarkılarım biter…’’ dediklerimden… Herkesi dinlerken buldum kendimi ve tarttım durdum doğrusunu, eğrisini; görmezden geldiklerimi, yok saymakla geçen onca zamanı kabul ettim en son, çaresizce… Ne zaman canım yandı, bilmedim; ne zaman nefes alamadım, bilemedim! ”Kabul ettim!’’ ve sonra kalktım dua ettim; ”Ya Rabbi, bizim gönlümüze muhabbet verme ama seninle o kulun arasına ver muhabbeti…’’

       Kalktım bu sabah ve gülmeye başladım, düşüncelere dalıp gittiğimin farkında olmadığım zamanlarda… En yakın arkadaşlarıma sığındım anlatmadan derdimi, onlarla güldüm en çok da dokunmadı hiçbir gülüş yüreğime… Dışarı çıktım yüreği güzel mi güzel ama kim bilir içinde neleri gizleyen, hangi yaralarının ağırlığını taşımaktan zorlanan ve zorlandığını belli etmeyen arkadaşımla…

       Tam Cuma vakti! Ve tam zamanında içe işleyen o huzur dolu imamın sesi… Gideceğimiz yeri bir kenara bırakıp ”Haydi!’’ dedik, ”Kur’an’ı bir dinleyelim, gel!’’ Oturduk ve caminin dışına taşan onlarca insanı izledim durdum sürekli… Dilimde sürekli bir cümle; ”Affet Allah’ım, affet ya Rabbim!’’ Kalktık sonra ve başladı sorgulamalar:

       ’'Madem 6000 öğrenci var hadi bunun en az 1000’i erkek olsun desek, nerede bu 1000! Nerede kul, nerede bayram!’’

       Uzaklaşırken ”şehit’’in tanımını yapıyor imam…

       ”Şehit olmak’’ deyip kalıyoruz ayrı ayrı düşüncelerle…

       ”İçimden bir ses diyor ki, ‘Türkiye’nin en zor, en kötü zamanını bizim zamanımız yaşayacak!”’

       ”Dükkanı kapatıp camiye gitmek var iken neden iş telaşında bu insanlar? Neden kocaman adamlar yürüyor sokakta, konuşuyor bir arada yerli yersiz? Neden gençler bekler gibi sürekli birilerini? Tamircinin yahut kıraathanenin önündeki muhabbetler ne için?’’

       Ne güzel diyor arkadaşım: ”Eskiden beş vakit namaz için insanlar işi bırakırmış, şimdi ise iş için beş vakit namazı bırakıyorlar.’’

       Ulaşıyoruz en son gitmek istediğimiz yere… Bir ilköğretim okulu ve bahçede koşuşturan onlarca küçük çocuk! Demeden edemiyoruz ”Bırakın, devam etmeyin nasıl olsa bıkacaksınız bir yerden sonra!’’ ve ben ayrıca demeden edemiyorum ”Şimdi olmasa bile ileride tekleyeceksiniz bir şekilde, bizim zamanımız kötü ya sizin zaman daha kötü olacak!’’ İşte hep korku, hep endişe, iyiye gider gibi görünse de kötüye giden zaman…

       Birbirini kovalayan, ip atlayan, top oynayan, kendi kendine eğlenen küçük çocuklar… Oturup izlemek istiyoruz! Gördüğümüz ise, kendi küçüklüğümüze duyduğumuz özlem daha çok… ”Ne futbol oynardık ama biz de!’’ :) Ne enerji ama küçük bir kızda; kimi koşarken görse peşine takılıp sürekli koşuyor da pes etmiyor bir türlü…

       İzliyorum da gözlerim doluyor, kaçırıyorum bakışlarımı sürekli…

       Çocukluğum diyorum…

       Sadece susuyorum!

       Canımı yakıyor düşüncelerim…

       - Raziye BİÇER -